Amerikalı İslam araştırmaları uzmanları, Ortadoğu'da İslamcı partilerin değil, seküler rejimlerin demokrasiyle bağdaşmadığı görüşünde

ANKARA (AA) - Amerikalı İslam araştırmaları uzmanları, Ortadoğu'da demokrasi düşmanlarının "İslamcı partiler" değil, seküler rejimler olduğuna işaret ediyor.

ABD'deki Georgetown Üniversitesi'nde İslam üzerine çalışmalarda bulunan Prof. John L. Esposito, Prof. Tamara Sonn ve Prof. John O. Voll, Huffington Post gazetesi için kaleme aldıkları yazıda, Türkiye'de ve Tunus'ta yapılan seçimlerde güç kaybeden "İslamcı partilerin" bunu kabullenmesinin İslam ve demokrasinin bağdaşmadığı düşüncesini reddettiğini belirtti.

Uzmanlar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık sistemini getirme planlarını halkın reddetmesi olarak görülen seçim sonuçlarının, Türkiye'nin içinde ve dışında birçok kişi tarafından ülkede demokrasinin gücünün bir kez daha onaylanması olarak algılandığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan ve AK Parti'nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun, seçim sonuçlarını "halkın kararı" olarak kabul edip yeni hükümet kurma çalışmalarına hemen başladığına dikkat çeken uzmanlar, 2002'de demokratik seçimlerle parlamentoda çoğunluğu elde ederek göreve gelen AK Parti hükümetinin, muhaliflerinin seçimlerde başarı elde etme şansını yok etmediğini kaydetti.

Tunus'taki 2011 "Yasemin" devriminde seküler diktatör Zeynel Abidin Bin Ali'nin devrilmesinden sonra seçimleri kazanan "İslamcı Nahda Partisi"nin, yönetimde kalmak için yasa dışı yollara başvurmadığına işaret eden uzmanlar, Nahda yönetiminin 2014'te düzenlenen seçimleri kaybettiğine değindi.

Uzmanlar, seçimlerde başarısız olan Nahda'nın lideri Raşid Gannuşi'nin seçim sonrası konuşmasında "seçimlerde demokrasinin kazandığı" vurgusu yaptığını hatırlatarak, Ortadoğu'da Arap baharında devrilen Mısır'da Hüsnü Mübarek ve Tunus'ta Bin Ali gibi diktatörlerin çoğunun seküler rejimleri yönettiğini ifade etti.

Yazıda "Mısır'da 2013'te askeri darbeyle gelen İslam karşıtı rejim, seçimi kazanacağını garanti ediyor. Sisi, 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 97 oy aldı" ifadesine yer veren uzmanlar, İran'daki otoriter İslami rejimde bile Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Haziran 2013 seçimlerinde sadece yüzde 51 oy alarak göreve geldiğine dikkat çekti.

Uzmanlar, ayrıca Müslüman toplumların çoğu için demokrasinin İslamla bağdaşıp bağdaşmama meselesinin hallolduğunu, ikisi arasında bir çatışma bulunmadığını savunuyor.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Fikri Işık, Türkiye yatırımcı için daha...
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: "Sınai mülkiyet mevzuatının uluslararası uygulamalara ve...

Haberi Oku