Düne kadar Avrupa sessizdi Suriye'ye karşı. Ne zamanki Suriyeli göçmenler biz Avrupa'ya gideceğiz dediler, Avrupalılar dediler ki biz bu kadar göçmeni ne yapacağız? Bütün komşularımızla kavgalıyız. Bu politikanın 180 derece değişmesi lazım Başbakan Kemal diye slogan atmak yetmiyor sandığa gitmek gerekiyor. Sandığa gidip oyumuzu kullanmak gerekiyor

MANNHEIM (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dış politika tam bir felaket. Bütün komşularımızla kavgalıyız. Bu politikanın 180 derece değişmesi lazım" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım'daki milletvekili genel seçimi öncesi çıktığı Avrupa turunun Almanya ayağında, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Mannheim kentinde sivil toplum temsilcileriyle görüştükten sonra partilileriyle bir araya geldi. 

Rheingoldhalle adlı salonda yaklaşık 600 kişiye hitap eden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin önündeki en önemli sorunlardan birinin dış politika olduğunu, iktidara gelmeleri durumunda yeni bir dış politika izleyeceklerini kaydetti.

Türkiye'nin yurtta ve dünyada barış anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini söyleyen CHP Genel Başkanı, dış politikanın Türkiye'nin çıkarları üzerine inşa edilmesi gerektiğini kaydetti.

"Dış politika tam bir felaket. Bütün komşularımızla kavgalıyız. Bu politikanın 180 derece değişmesi lazım” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye ile kavgalıyız, neden? Mısır'la kavgalıyız, neden?  Irak'la kavgalıyız, neden? AB ile kavgalıyız, neden? Kavgadan kim karlı çıkar? Dünyanın neresinde kavga olmuşsa karlı çıkan yoktur. Ama nerede barış olmuşsa taraflar karlıdır."

Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, Avrupa ülkelerinin de Suriye'deki iç savaşa uzun süre kayıtsız kaldığını söyledi. CHP Genel Başkanı şunları kaydetti:

"Suriye ile sorunumuzu çözmemiz lazım. Düne kadar Avrupa sessizdi Suriye'ye karşı. Ne zaman ki Suriyeli göçmenler biz Avrupa'ya gideceğiz dediler, Avrupalılar dediler ki biz bu kadar göçmeni ne yapacağız? İyi de 2 milyon 375 bin Suriyeli Türkiye'ye geldiğinde neden sesiniz çıkmadı. Sadece Türkiye'yi alkışladılar, sadece alkışladılar. Suriye'nin eğer sorununu çözmek istiyorsanız, mülteci sorununu çözmek istiyorsanız, savaşı, akan kanı durdurmanız gerekiyor."

- Batı'nın sorumluluğu var

Avrupa temasları sırasında görüştüğü siyasetçilerle Suriye konusunu ve mülteci krizini ele aldıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Mülteciler bizim ülkemize gelmesin, diyorlar. Bunlar Türkiye'de kalsın, diyorlar. Eğer bir aile, bir topluluk, ölümü göze alarak bir yerlere gidiyorsa, hiçbir güç onlara engel olamaz, onlar giderler. Eğer siz bu sorunu çözmek istiyorsanız, birinci öncelik, Suriye'de iç savaşı bitireceksiniz. İkinci öncelik bütün mültecilere Suriye'de ev yapacaksınız, okul yapacaksınız, çünkü hiçbir şey kalmadı. Onlara imkan sağlayacaksınız ve o insan kendi ülkelerine gidip huzur içinde yaşayacaklar. Batı'nın böyle bir sorumluluğu var, bu sorumluluğu ben yetkililere hatırlattım ve söyledim eğer sorunu kalıcı olarak çözmek istiyorsanız böyle çözeceksiniz."

- Kadınlara sandık çağrı

Konuşması, sık sık partililerin "Başbakan Kemal" sloganlarıyla kesilen Kılıçdaroğlu, espri yaparak, "Başbakan Kemal diye slogan atmak yetmiyor arkadaşlar, sandığa gitmek gerekiyor. Sandığa gidip oyumuzu kullanmak gerekiyor" dedi.

Partili kadınlardan eşlerini, çocuklarını, arkadaşlarını 1 Kasım seçimlerinde sandığa gidip oy verme konusunda ikna etmeleri çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, şöyle seslendi:

"Şimdi kadınlara şunu söylüyorum. 1 Kasım'da sandığa gideceksiniz. Eşiniz belki biraz ya boşver niye gidelim diyebilir. Bugün hava çok güzel, kahvede arkadaşlarım bekliyor, gidip oyun oynayayım diyebilirler. Onlara izin vermeyin. Onları alın, ikna edin. İkna ettiğinizde şunu yapacaksınız: Sadece kendi çocuklarınız için değil, burada yaşayan çocuklarınız için değil, Türkiye'deki çocuklar için de, oradaki anneler için de, olağanüstü güzel bir katkı yapacaksınız. Belki eşiniz dönüp size şunu söyleyebilir, ya boş ver bir oyla ne olacak, bir şey olmaz. Sakın unutmayın, bir oy altın değerindedir. Demokrasiyi ölçeceğiz 1 Kasım'da, demokrasiyi"

- Türkiye'de basın özgürlüğü

Konuşması sırasında katılımcılardan birinin sorusu üzerine basın özgürlüğüne değinen Kılıçdaroğlu, "Tutuklanan gazeteciler diyorsunuz. Basın özgürlüğü çok önemli arkadaşlar. Eğer bir ülkenin medyası özgür değilse, halkın haber alma özgürlüğü kısıtlanmış demektir" dedi.

"Gazeteci eleştirir, dünyaya öyle bakar gazeteci. Görevi de zaten odur. Övgü için gazetecilik yapılmaz" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Nerede yanlışlık, nerede eksiklik varsa, bardağın boş tarafını gösterir gazeteci. Doğası öyledir zaten, bütün dünyada da böyledir. Ama iktidarı eleştirdi diye gazeteciyi tutup hapse atmak, gazeteyi basmak, gazetedeki camı çerçeveyi, bilgisayarları, tümüyle tahrip etmek, bu doğru değil. Ve bunu da iktidar partisinden bir milletvekilinin öncülüğüyle yapıyorlar. Gerçekten söylüyorum utanılacak bir tablo bu. Buna asla izin vermeyeceğiz biz. Bizi eleştiren medya var, onu da gayet iyi biliyorum. O medyaya da seslenmek istiyorum, hiç çekinmeyin ve korkmayın. CHP iktidarında yine rahatlıkla CHP'yi eleştirebileceksiniz, çünkü bizim öz güvenimiz var"

Konuşmasını tamamlamasının ardından partililerle selamlaşıp, gençlerle hatıra fotoğrafı çektiren Kılıçdaroğlu daha sonra Stuttgart kentine hareket etti. 23 Eylül'den bu yana İsviçre, Fransa, Belçika ve Hollanda'da temaslarda bulunan Kılıçdaroğlu, Almanya temaslarını cumartesi günü tamamladıktan sonra pazar günü Avusturya'ya geçecek.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Fikri Işık, Türkiye yatırımcı için daha...
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: "Sınai mülkiyet mevzuatının uluslararası uygulamalara ve...

Haberi Oku