Davutoğlu 4 : DEAŞ ile Esed rejimin hangi subayının nerede, nasıl görüştüğü, rejimin hangi unsurlarının PYD ile nerede görüştükleri bizde mahfuzdur. Kimse Türkiye'yi delilsiz bir şekilde suçlamaya kalkışmasın Suriye'nin geleceği için tek umut kaynağı olan Özgür Suriye Ordusu'na karşı rejim ve DEAŞ, DEAŞ ve PYD değişik dönemlerde işbirliği yaptılar

ANKARA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "DEAŞ ile (Esed) rejimin hangi subayının nerede, nasıl görüştüğü, rejimin hangi unsurlarının PYD ile nerede görüştükleri bizde mahfuzdur. Kimse Türkiye'yi delilsiz bir şekilde suçlamaya kalkışmasın" dedi.

Davutoğlu, Show TV ve Habertürk'te canlı yayına katıldı, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, seçim gecesi "Ortadoğu'nun kaderine" ilişkin sözlerinin anımsatılması üzerine Davutoğlu, "Ortadoğu'nun kaderinin Arap Baharı ile değişmeye başladığını, Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan Muhammed Mursi ile ilgili verilen kararın da tabloyu çok iyi ortaya koyduğunu" ifade etti.

Davutoğlu, 2011 seçimleri öncesinde Konya'da seçim kampanyası yürüttüğünü belirterek, o sırada Mısır'dan gelen 30 kadar "Tahrir genci" ile buluştuğunu anlattı. Bu gençlerle bir gece bir araya geldiklerini, konuştuklarını, bu gençlerin Türkiye'nin deneyimlerini merak ettiğini anlatan Davutoğlu, "Mısır bayrağı o zamanlar özgürlüklerin sembolü haline gelmişti. O kadar heyecanlıydılar ki gençler. Şimdi bazen onların yüzlerini hatırladığımda, 'Acaba hangisi Rabia Meydanı'nda şehit edildi? Hangisi, hangi hapishanede?' diye, içim kararınca, kendi evlatlarım, kendi öğrencilerim için ne kadar üzülüyorsam, o kadar üzülüyorum" diye konuştu.

Davutoğlu, 2011'deki Ramazan'da ilk iftarını Türkiye'ye gelen mültecilerle yaptığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Yarın Ramazan... 4 yıldır Suriye'de bu acı yaşanıyor. Ramazan bilmiyorlar. Şimdi Türkiye'yi ister dışarıdan, isterse Demirtaş gibi içeriden suçlayanların her şeyden önce bu 4 yıl içinde yaşananları göz önüne getirmesi lazım. Biz eğer bu masumlara, bütün zorluklara ve bazen gelen tepkilere rağmen kucağımızı açmamış olsaydık, acaba ne kadarı yaşıyor olacaktı? Ama insana insan diye bir gözle değil de Kürt, Arap, Türkmen diye bakanlar, dün Kobani'den kaçıp gelen Kürtleri almamız için çağrıda bulunup ve onlara bağrımızı açmamızı isteyen, ki açtık, bugün Tel Abyad'dan niye binlerce insan PYD'den kaçıyor, bu sorunun da cevabını vermesi lazım."

-"IŞİD'e vurulan her darbeyi destekleriz"

Davutoğlu, DAEŞ'e vurulan her darbeyi desteklediklerini, bu örgütü hiçbir zaman mazur görmediklerini belirterek, bu konuda net tutum takındıklarını söyledi.

Kobani'nin kurtarılmasında Türkiye'nin ne kadar aktif rol oynadığını Barzani'nin ve diğer gözlemcilerin bildiğini, Türkiye'dekilerin ise maalesef bunu ifade etmediklerini ve aksine provokasyon yaptıklarını kaydeden Davutoğlu, Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin, "Eğer Türkiye olmasaydı Erbil de Kobani de IŞİD'in eline düşmüştü" şeklinde açıklamaları bulunduğuna dikkati çekti.

Tel Abyad'da DAEŞ'in yenilgiye uğratılmasının son derece doğru olduğunu, buna kimin katkısı olursa destekleyeceklerini bildiren Davutoğlu, ancak "Demirtaş ve diğerlerinin", "Esed ile 3 yıl işbirliği yapan PYD bütün bu senaryonun içinde hangi suçlara ortak oldu?" sorusuna yanıt vermeleri gerektiğini kaydetti.

PYD'nin, bir yıl DAEŞ ile yan yana yaşayıp, hiçbir çatışma emaresi göstermediğini ifade eden Davutoğlu, son Bakanlar Kuruluna Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da katıldığını, geniş kapsamlı Suriye sınır değerlendirmesi yaptıklarını, konuyu geçen haftaki Güvenlik Toplantısında da ele aldıklarını anlattı.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Şu yaşanan olayları doğru okumak icap eder. Bir kere Ortadoğu'nun kaderi, 2011'de o yükselen demokrasi dalgasıyla, Türkiye ile birlikte omuz omuza vererek yükselecek demokrasilerin önü kesildi. Mısır'da kesildi, Libya'da kesildi, Yemen'de kesildi, kaosa sürüklendi ve zalim diktatörlerle işbirliği yapan terör örgütleri birlikte sahneye çıktılar ve zalim diktatörlerle işbirliği yapan terör örgütlerinin içinde Suriye'de, başta, daha önceki dönemde PYD unsurları da var. Açık şekilde Haseke'de hala rejim ile işbirliği söz konusu, sınırlarda. Aynı şekilde IŞİD de var. Bakınız, yine bugünlerde, Amerika'nın açıklaması, IŞİD'in rejim ile işbirliği..."

-"Rejim, IŞİD ile görüşme yaptı"

Davutoğlu, geçen ay DAEŞ ile hiçbir ilgisi olmayan Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) adım adım ilerlemeye başladığını, Cisr el Şuğur'u ve Eriha'yı ele geçirdiğini, İdlib ve Cisr el Şuğur üzerinden Lazkiye'ye 30-40 kilometre yaklaştığını, Hama, Humus hattına doğru geldiğini ve Bayırbucak Türkmenleri'nin olduğu yerde de çok ciddi başarılar sağladığını anlattı.

Rejimin, ÖSO karşısında gerilemeye başladığını söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bunu, kamuoyu ve PYD'ye güzelleme yazanlar bilsin diye ifade ediyorum. Esed rejimiyle ilişki kurmamızı tavsiye edenlere de söylüyorum. Biz bir taraftan seçim kampanyası yaparken, bir taraftan Suriye'de saat saat neler olduğunu takip ediyorduk. Ne oldu, biliyor musunuz? Halep'te de Özgür Suriye Ordusu ilerledi, önemli bazı mevkileri ele geçirdi. Tarih 27 Mayıs veya 28 Mayıs, o günlerde, rejim DEAŞ ile IŞİD ile bizim bildiğimiz bir mekanda, Haseke'de, PYD kontrolüne yakın bir yerde oturdu, görüşme yaptı. İki bölgeden rejim çekildi, DEAŞ ilerledi. Buna karşılık da DEAŞ, Özgür Suriye Ordusu'na saldırmaya başladı. Azaz'ın doğusunda, PYD'nin de kontrolüne yakın olduğu yerde, DEAŞ, rejim ile koordineli bir şekilde Özgür Suriye Ordusu'na saldırdı. Hedefleri neydi biliyor musunuz? Azaz'ı alıp, Türkiye sınırına, Kilis'e kadar kontrol edip, bütün sınırı PYD ile DEAŞ'ın paylaşacağı bir hat oluşturmak. Rejim de bunun arkasında hem DEAŞ'a hava desteği verdi hem de PYD unsurlarına desteğini devam ettirdi."

-"Kimse Türkiye'yi delilsiz bir şekilde suçlamaya kalkmasın"

Davutoğlu, Azaz bölgesinde muhalefetin bir kaç günde 8-10 köyü kaybettiğini, rejim ve DAEŞ tarafından arkadan saldırıya uğrayınca birliklerini Azaz'ın doğusuna kaydırdığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Bu tabloyu bu kadar açık bir şekilde anlatmamın sebebi şu: DEAŞ ile işbirliği yapan DEAŞ ile rejimin hangi subayının nerede, nasıl görüştüğünü, rejimin hangi unsurlarının PYD ile nerede görüştükleri bizde mahfuzdur. Kimse Türkiye'yi delilsiz bir şekilde suçlamaya kalkışmasın. Bütün bunlardan kaçan masumlar bize geliyor, birileri Suriye'de çirkin ve kirli bir oyun oynuyor. Bu oyunun mağdurları, hiçbir terör eylemi içinde olmayan Suriyeliler. Suriye'nin geleceği için tek umut kaynağı olan Özgür Suriye Ordusu'na karşı rejim ve DEAŞ, DEAŞ ve PYD değişik dönemlerde işbirliği yaptılar."

Kobani'de günlerce, haftalarca çatışmaların devam ettiğini, Tel Abyad'da ise DAEŞ'in direnmeden çekildiğini belirten Davutoğlu, "Aylarca Kobani'de çatışan DEAŞ, niye niye Tel Abyad'dan kısa zamanda çekildi ve Rakka'ya doğru ve Azaz'a doğru, yani Özgür Suriye Ordusu'na baskı yapacak şekilde yöneldi? Çünkü hepsi biliyorlar ki terör örgütleri de rejim de Özgür Suriye Ordusu orada var oldukça ümidi yok olmayacak. Sonunda, Suriye'yi terör örgütleri ile rejim arasında paylaşmak istiyorlar. Bunun da uluslararası senaryolar bağlamında bir karşılığı var" diye konuştu.

Davutoğlu, Türkiye'nin hem Suriye halkına verdiği desteği hem demokrasi konusundaki ilkeli tavrını sürdüreceğini ifade etti. 

(Sürecek)

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Fikri Işık, Türkiye yatırımcı için daha...
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: "Sınai mülkiyet mevzuatının uluslararası uygulamalara ve...

Haberi Oku