Sağlık:

İnsan sağlığına olan zararları hakkında her geçen gün yeni bulgulara ulaşılan sigara, dünya genelinde her yıl yaklaşık 6 milyon kişinin ölümünden sorumlu. Sigarayı bırakmak isteyenlerin yalnızca %15’i bilimselliği kanıtlanmış yöntemlere başvuruyor. Bilimsel olmayan yöntemler nedeniyle sigara bırakma girişimi başarısız olan kişiler ise, sigarayı bırakmak konusunda umutsuzluğa kapılıyor. Prof. Dr. Oğuz Kılınç, sigara bağımlılığının bir hastalık gibi değerlendirilmesi ve kesinlikle sağlık profesyonellerinden destek alınması gerektiğine işaret etti.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, 31 Mayıs’ın Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) üye ülkelerce 1987 yılından bu yana, Dünya Tütünsüz Günü olarak kabul edildiğini belirtti. Dünya genelinde tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle yılda yaklaşık 6 milyon kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çeken Kılınç, Türkiye’deki tüm ölümlerin %23’ünün tütüne bağlı hastalıklar sebebiyle gerçekleştiğini kaydetti.

“Tütün kullanımı bu şekilde devam ederse, 2030 yılında tütün kullanımı nedeniyle ölenlerin sayısının 8 milyonu aşması bekleniyor” diyen Prof. Dr. Kılınç, sigaranın, saç telinden ayak tırnağına kadar vücuttaki bütün hücrelere zarar verdiğini belirtti.

Kılınç şu bilgileri verdi: “Sigara 4.000’den fazla kimyasal madde içeriyor ve bunların yaklaşık 90’ı kanserojen. Günde sadece 1 sigara içilse bile, sigaranın ilk temas ettiği organlar olan akciğer ve kalpte ciddi riskler oluşuyor. Sigara ayrıca erkek ve kadın kısırlığında, kadınlarda görülen kadın üreme organı kanserleri ve meme kanserleri oluşma sıklığında da artış yaratıyor ve yaşlanmayı hızlandırıyor. Sigara içen kadınların ömrü 23 yıl, erkeklerin ömrü ise 28 yıl kısalıyor.

Sigara bağımlılığı tıbben bir “hastalık” olarak tanımlanıyor. Sigarayı bırakırken hekimlerden ve bu işin eğitimini almış sağlık çalışanlarından destek almak çok önemli. Sağlık profesyonellerinin denetiminde kullanılan ilaçlar, davranışsal tedavilere eklendiğinde sigarayı bırakma şansını artırıyor. Bu ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış ve Sağlık Bakanlığı yönetmelikleriyle kullanımına izin verilen ilaçlar olmalı. Bunun dışında Sağlık Bakanlığı onayı olmadan, ilaç adı altında ya da sigara bırakma tedavisi adı altında sunulan tüm yöntemlerden kaçınmak gerekiyor.

Çünkü bu yöntemlerin etkinlikleri konusunda güvenilir bilgi yok. Ayrıca bu tedaviler, sigara tiryakilerinin etkili tedavilere ulaşmalarına da engel olabiliyor. Bu nedenle, bırakma kararı alan kişinin mutlaka en etkili yöntemle tedaviye başlaması, bırakma sürecini kolaylaştırıyor. Sigarayı bırakmak isteyenlerin sadece %15’i bilimselliği kanıtlanmış yöntemlere başvuruyor. Bilimselliği kanıtlanmamış yöntemler etkili yöntemler olmadığı için, bunları deneyenler genelde sigarayı bırakamıyor. Bırakamayınca da bu durum bir umutsuzluk olarak etki gösteriyor. Kişi sigarayı asla bırakamayacağını düşünüyor.

Hiç kimse verem olduğunda ot çayı içerek ve bir takım psikolojik telkin yöntemlerine başvurarak, “her yöntemi denedim ama verem hastalığım geçmiyor” demez. Kanıtlanmış tedavilere başvurur. Ancak maalesef sigara basit bir alışkanlık, tiryakilik gibi düşünüldüğü için bilimsel yöntemlere başvurmaya gerek duyulmuyor. Sigarayı bırakmak için hekimlerden, Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlar ve üniversiteler bünyesinde yer alan sigara bırakma polikliniklerinden destek alınması çok önemli. Diğer yöntemleri hiçbir şekilde önermiyoruz.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Sağlıklı beslenerek diyabetin önüne geçmek...
International Journal of Food Sciences and Nutrition dergisinde yayınlanan çalışma, inflamasyon biyoişaretleri...

Haberi Oku