Sağlık:

Gıda sanayi için çerezden pekmez yapımına kadar geniş bir kullanım alanı olan keçiboynuzu, doğal bir şifa deposu olarak sağlık için de faydalı. Üstelik keçiboynuzunun yetiştirilmesi de oldukça kolay. Keçiboynuzu hangi bölgelerde yetişir ? Keçiboynuzu faydaları nelerdir?

Keçiboynuzu veya harnup, baklagiller (Fabaceae) familyasından, Akdeniz ikliminde doğal olarak yetişen ve meyveleri yenen bir bitki türü. Akdeniz’in kıyı bölgelerinin yanı sıra ABD’nin Kaliforniya bölgesinde de bulunan keçiboynuzu, Türkiye’de genellikle Antalya, Mersin ve Muğla’nın ilçelerinde yetişiyor.

Türkiye’de keçiboynuzu üretimi
Türkiye’de üretimi yaygın olan keçiboynuzu konusunda açıklamalarda bulunan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Eti, dünyada keçiboynuzu yetiştiren ülkelerin toplam yıllık üretimlerinin 180 bin ton, Türkiye’nin ise 15 bin ton kadar olduğunu söyledi.

Besin değeri yüksek olan keçiboynuzunun çerez şeklinde tüketilebildiği gibi pekmez yapımında da yaygın olarak kullanıldığını belirten Eti, “Öğütülmüş keçiboynuzu meyvesinden elde edilen un kakao yerine içilebildiği gibi, pasta ve keklerde yine kakao yerine kullanılabilir. Zengin besin içeriği yanında yüksek düzeyde antioksidan maddeler içeren keçiboynuzu, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından büyük öneme sahiptir” dedi.

Keçiboynuzunun astım, alerjik bronşit ve nefes darlığına karşı etkili olduğu ve eczacılıkta öksürük şurubu yapımında kullanıldığını vurgulayan Çukurova Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Eti, ayrıca sindirimi düzenleyici ve bağırsakları rahatlatıcı özelliğinden ötürü bebek mamalarına da katıldığını ifade etti. Keçiboynuzu bitkisinin yüksek düzeyde kalsiyum içerdiği için çocukların kemik gelişiminde olumlu etkileri olduğunun bilindiğini hatırlatan Eti, “Yaşlılarda kemik erimesine karşı önemli katkıları var. Bunun yanında, akciğer kanserini önlemede ve iktidarsızlığa karşı da etkili olduğu ifade ediliyor” diye konuştu.

Gıda sanayi de kullanıyor
Sağlık alanında etkileri kanıtlanan keçiboynuzunun gıda sanayinde de oldukça yaygın kullanılan bir bitki olduğunu dile getiren Eti, keçiboynuzu tohumlarının endüstride meyvelerinden daha çok değer gördüğünü bildirdi. Prof. Dr. Sinan Eti, “Tohumlarından Tragasol adı verilen güçlü bir zamk elde ediliyor. Bu zamkın türevleri kıvam arttırıcı, jelleştirici ve su bağlayıcı olarak birçok işlenmiş gıda maddesinde kullanılıyor. Endüstride ‘Keçiboynuzu Gamı’, ‘Keçiboynuzu zamkı’ veya ‘Keçiboynuzu Sakızı’ olarak da ifade edilen bu madde (E410); dondurma, yoğurt, puding, krema ve peynir gibi süt ürünleri yanında çikolata, şekerleme, jöle, bisküvi, ketçap, mayonez, salça ve soslar, meyve konsantreleri ile işlenmiş et ürünleri, hazır yemekler ve konservelerde yaygın olarak kullanılıyor” bilgisini verdi. Keçiboynuzu bitkisinin pek fazla sulama, gübreleme, budama ve tarımsal savaş gibi bakım işlemlerini gerektirmediğini, kolaylıkla yetiştirilebildiğini belirten Prof. Dr. Sinan Eti, her zaman yeşil özelliğinden ötürü çevre kirliliğine, derin köklü olmasından dolayı da erozyona karşı etkin olarak kullanılabilecek bir bitki olduğunu söyledi.

Buna rağmen keçiboynuzu bitkisinin ülkemizde hak ettiği değeri bulamadığını kaydeden Eti, “Bugün için keçiboynuzu meyvesi üretimimizin tamamına yakını doğada kendiliğinden yetişen yabani bitkilerden elde ediliyor. Keçiboynuzu bitkilerinin bir bölümü erkek, bir bölümü ise dişi özellik gösteriyor. Sadece dişi bitkilerden meyve alınırken, erkek bitkiler dişilerin tozlaşmasında görev yapıyor. Kırsal kesimde özellikle meyve vermeyen erkek bitkiler yakacak elde etmek ve arazi kazanmak amacıyla yok ediliyor. Bu durumda, tozlaşıp döllenemeyen dişi bitkiler meyve vermiyor. Bu konuda insanımızın bilinçlendirilmesi ve sadece yabani bitkilerin değerlendirilmesi değil, ticari anlamda yüksek verim ve kaliteli meyveler verebilen aşılı keçiboynuzu bahçelerinin kurulması için yetiştiricilerin özendirilmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Sağlıklı beslenerek diyabetin önüne geçmek...
International Journal of Food Sciences and Nutrition dergisinde yayınlanan çalışma, inflamasyon biyoişaretleri...

Haberi Oku