Ekonomi:

Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin, gıda ve tarım ürünleri ihracatçıları için büyük fırsatlar barındırıyor. Türkiye’nin geleneksel gıda ve tarım ihracatçı sektörleri bu devasa potansiyeli değerlendirmek için atakta. Bu büyük pazarda stratejik hareket eden, erken davranan kazanacak. Peki Çin' e ne tür gıdaları satabiliriz işte detaylar!

Çin 1.5 milyarlık nüfusu, 9 trilyon dolara ulaşan gayrisafi milli hasılası ile dünyanın en büyük ekonomilerinden biri. Bu kadar kalabalık nüfusun haliyle ihtiyaçları da büyük oluyor. Ülke sadece ihracat yapmıyor, aynı zamanda ciddi bir ithalatçı.

Geçen yıl 1.8 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Bu rakamın 91 milyar dolarını tarım ve gıda ürünleri oluşturdu. Çin’e tarım ürünleri ihracatı yapan ülkelerin başında ABD, Brezilya, Japonya, Tayland, Avustralya, Endonezya, Kanada, Malezya ve Rusya geliyor.

Aynı zamanda ciddi bir tarım ülkesi olan Çin’in GSYİH’nın yaklaşık yüzde 11’ini tarımsal üretim oluşturuyor
ve ülke istihdamının yaklaşık yüzde 36.7’si tarımla iştigal ediyor. Çin, dünya gıda tüketimi ve dolayısıyla gıda endüstrisi açısından büyük bir öneme sahip. 2012 yılı verilerine göre, gıda endüstrisinin çapı tahmini olarak 1.5 trilyon dolar. Önemli gıda ithalatçıları arasında yer alan Çin ağırlıklı olarak yağlar, çikolatalı ve şekerli mamuller, konserve meyve ve sebzeler ile unlu mamuller ithal ediyor. Çin’de büyüyen ekonomi ile yükselen gelir düzeyi ve yaygınlaşan Batı tarzı tüketim alışkanlıkları sonucu gıda ithalatının yıldan yıla artması bekleniyor.

Büyük potansiyel var

1999-2010 yılları boyunca Türkiye ile Çin arasındaki genel dış ticaret hacmi 2009 yılı (kriz dönemi) hariç hep artış gösterdi. Aynı şekilde dış ticaret açığımız da geçen yıllar içerisinde hep artış gösterdi. 2012 yılında da benzer bir düşüş gözlendi. 2012 yılında 2011’e göre, genel ve tarımsal ihracatımız artarken, ithalatımız azalma gösterdi. Toplamda iki ülke arasındaki genel ve tarımsal dış ticaret hacmi azaldı. 2012 yılında Çin ile dış ticaret hacmimiz yaklaşık 24 milyar dolar iken tarımsal ticaret hacmimiz sadece 231 milyon dolar oldu. Aynı yıl genel ihracatımız 2.8 milyar dolar olarak gerçekleşirken, tarımsal ihracatımız 74 milyon dolar, gıda ürünleri ihracatımız ise 57 milyon dolarda kaldı.

Çin’in muazzam düzeylere ulaşan tarım ve gıda ürünleri ithalat rakamlarının yanında Türkiye’nin ihracat rakamlarının küçüklüğü dikkat çekiyor. Bu nedenle Türk gıda sektörü için Çin’deki fırsatları araştırdık. Hangi ürünlerde ne gibi fırsatlar olduğunu sorduk, soruşturduk. Bu çerçevede Çin’e ihracat yapan işadamlarımızla konuştuk.

Türkiye’den Çin’e, kuru incir, kuru üzüm, kuru kayısı, konserve, ekmek, pasta, kek, bisküvi, unlu mamuller, çikolata, şekerleme, tütün, makarna, salça, yumuşakçalar, kavun, karpuz, papaya, elma, armut, ayva ve diğer meyveler, alkolsüz içecekler, meyve suları ihracatı yapılıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinin Nisan 2013’te Çin’e yaptığı ziyarette önemli anlaşmalara imza atıldı.

“Gıda Güvenliği Mutabakat Zaptı” ile gıda ürünlerinin iki ülke açısından güvenilirliğinin teyidi sağlandı. Bürokratik engeller kalktıktan sonra iki ülke arasındaki gıda ticaretinin bambaşka bir boyuta ulaşacağını söylemek mümkün.

“Dengesizlik giderilebilir” Türkiye’nin Çin ile dış ticaret dengesi aleyhimize işliyor. Oysa bu dengesizliği tarım ve gıda ürünleri ihracatı ile bir ölçüde gidermek mümkün. Bu görüşümüzü Çinli yetkililer de doğruluyor. Geçtiğimiz haftalarda Çin İthalat Kurumu Satın Alma İşlemleri Başkanı Nhe Zhen ile İstanbul’da bir araya gelme fırsatı bulduk. TÜÇSİAD’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Zhen, şu an Türkiye’den Çin’e ihracatı yapılamayan süt ve et ürünlerine özellikle büyük oranda ihtiyaç duyduklarını belirtiyor, “İkili ticaretteki dengesizlik gıda ile çözülür. Sizden birçok gıda ürünü alabiliriz” diyor. Yapılan araştırmalar 2012 yılında Çin’deki ambalajlı gıda pazarının büyüklüğünün 180 milyar doları aştığını gösteriyor. 2017 yılına kadar Çin ambalajlı gıda pazarının en kötümser senaryolarda yüzde 51.2’lik büyüme ile 278.7 milyar dolar düzeyine çıkacağı tahmin ediliyor.

Geleneksel ürünler şanslı İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete de Çin pazarına özel önem veren isimlerden.Şekerli ve Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu başkanlığı da yapan Mete, pazar için özel çalışmalar yaptıklarını söylüyor. Lokum ve helva gibi geleneksel ürünlerin Çin’de çok şansı olduğunu belirten Mete, Şekerleme ve Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu olarak yaptıkları tanıtımların ardından özellikle lokum ihracatında önemli artışlar yaşandığına dikkat çekiyor.

Turkish Delight markası üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyen Mete, Çin pazarının potansiyeli ile ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “Günümüzde Batı merkezli dünya ekonomisinin çok aktörlü ve çok merkezliliğe sürüklenmesine benzer bir biçimde Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan’ın başını çektiği gelişmekte olan ülkeler dünya ticaretinin yapısını değiştirdi. Asya’nın yükselişine şahit olduk. Bu dönemde ekonomik entegrasyonlar arttı. Bu nedenle, KOBİ’lerimizin kendi pazarlarını çeşitlendirmeleri geleneksel pazarlarımız dışında var olan fırsatları değerlendirmelerini tavsiye ediyorum.”

Hububat, bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü olarak geçen yıl toplam 6 milyar dolar ihracat yaptıklarını hatırlatan Mete, 2023 yılında sektör olarak 13.7 milyar dolar, şekerli mamuller olarak ise 6 milyar dolar ihracat hedeflediklerini söyledi.

Çin’in büyüme hızı, dünya ile entegrasyonu ve tüketim alışkanlıklarındaki hızlı değişim nedeniyle, bu iddialı hedeflere ulaşmak da mümkün. Su ürünleri sektörü hazır Su ürünleri sektörü ağırlıklı olarak Avrupa, Rusya, Japonya pazarına ihracat yapıyor. Geçen yıl 1 milyar 665 milyon dolarlık ihracat yapan sektör bu yıl 1 milyar 840 milyon dolarlık ihracat hedefliyor. Sektör Çin pazarını da radarına dahil etmiş durumda.

İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Tuncay Sagun, “Çin’i çok önem verdiğimiz Avrupa, Rusya, Japonya pazarı gibi klasik ihracat pazarlarımızın yanına eklemeye çalışıyoruz. Çin, sektörümüz açısından geleceği olan bir pazar. 10 milyon dolarlık ihracatımızı rahatlıkla katlayabiliriz” diyor.

Tuncay Sagun, Çin pazarına sattıkları ürünler ve geleceğe dönük stratejilerini sürdürdüklerini ekliyor. “Kuru meyveci dikkatli olmalı”

Çin’e yapılan 56 milyon dolarlık ihracatın içinde en önemli payı yaklaşık 10 milyon dolarla kuru meyveler alıyor. Kuru incir, kuru kayısı, çekirdeksiz kuru üzüm, fındık gibi ürünler ilk sıralarda bulunuyor. Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında önemli bir yere sahip olan bu ürünlerin Çin’e ihracatına yönelik çalışmalar meyvesini veriyor ve bu durum ihracat tablolarına da yansıyor. 2009 yılında 1.7 milyon dolar olan kuru meyve ihracatı, 2012’de 10 milyon dolara çıktı.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Öz, Çin pazarı için Kuru Meyve Mamulleri Tanıtım Grubu olarak çok emek verdiklerini söylüyor. Çin’de ilk tanıtımları kuru incir için yaptıklarını ve çok olumlu sonuçlar aldıklarını belirten Öz, Antepfıstığı ve kuru kayısı için de çalışma yaptıklarını belirtiyor.

Çin pazarının kalıntı konusunda çok titiz davrandığını hatırlatan Öz, “Avrupa’ya kayısı gönderiyoruz. Kükürt oranı 2000 ppm. Çinliler 1000 pm altında istiyor. Görüşmeler yapıyoruz. Yakında sonuç almayı bekliyoruz” diyor. Çin’in kuru üzüm üreticisi olmasına rağmen kuru üzüm ihracatı da yaptıklarını belirten Öz, klasik ürünlerin şansının yüksek olduğunu, kuru erik, ceviz, badem, Antepfıstığı, kuru incir, kuru kayısı gibi ürünlerde ciddi fırsatlar olduğunu söylüyor.

Bu ürünleri özellikle yüksek gelir düzeyine sahip insanların talep ettiğini ifade eden Öz, titizliğin de buradan kaynaklandığını belirtiyor. Öz, “Avrupa’dan daha titiz oldular. Kuru meyve mamulleri ihracatı yapacak girişimciler rastgele ürün göndermesinler. Tüketici gelen ürünleri sorguluyor. Pazardaki fırsatı kaçırmamak için çok dikkatli olmak lazım.”

Fındıkçı pazara erken girdi Çin pazarına ilk girenlerin başında fındık ihracatçıları geliyor. Fındık Tanıtım Grubu tarafından 2000’li yılların başında hazırlanan fındık reklamının ilginç sloganı halen hafızalarımızda.

Bu dönemde hem yurt içinde hem yurt dışında ciddi bir tanıtım atağı yapan fındık sektörü, Çin’de yaptığı tanıtımların meyvelerini toplamaya başlamış durumda. 1997-98 sezonunda Çin’e 32 ton fındık ihracatı ile 158 bin dolar döviz girdisi sağlayan ihracatçılar, 2012’de 1.720 ton karşılığı 11 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. 1.7 milyar dolarlık toplam ihracat içinde küçük gibi görünse de her yıl katlanarak artan bir rakamdan bahsediyoruz.

Kiraz, greyfurt ve limon Yaş meyve sebze konusunda Türkiye hem üretici hem de ihracatçı olarak iddialı bir ülke. Kiraz, elma, narenciye, üzüm, incir gibi birçok üründe ya lider ya da liderliğe en yakın aday. 2012 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 2.1 milyar dolar oldu. Ancak Çin’e henüz ihracatımız yok. Yaş Meyve Sebze Tanıtım Grubu ve ihracatçı birlikleri Uzakdoğu ülkelerine dönük özel bir çalışma yapıyor.

Japonya’ya yaş meyve sebze ihracatı için yapılan görüşmelerde sona gelinmiş vaziyette. Aynı çalışma iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı sonrasında Çin’de de başlatılmış. Çin ile yapılan görüşmelerin daha kısa süreceği tahmin ediliyor

Zeytinyağı Harekatı

Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birlikleri ile Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi de Çin’i hedef pazar olarak belirleyen birliklerden. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, artan gelir düzeyi ve insanların sağlıklı ürün tüketimine merakı sonucu zeytinyağı talebinin artmaya devam ettiğini belirtti. Öncelikle uluslararası otel zincirleri ve hipermarketler tarafından tercih edilen zeytinyağının artık yüksek gelir düzeyine sahip Çinli tüketiciler tarafından da kullanılmaya başlandığını söyleyen Güreli, pazarın ciddi fırsatları barındırdığını ifade ediyor. Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK) eski Başkanı Metin Ölken de, Çin’e dönük özel çalışmalar yaptıklarını belirtiyor: “Çin Halk Cumhuriyeti’ne yönelik olarak 2009 yılından beri tanıtım çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Çin’in
en önemli gıda fuarları arasında yer alan Food Hospitality China Gıda Fuarı’na katılarak Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımını yapıyoruz.

Sektördeki profesyonellere yönelik, Türk zeytin ve zeytinyağını ve sektörü anlatan seminerler düzenleniyor ve seminerlerin ardından katılımcılara tadım etkinlikleri gerçekleştiriliyor.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Volkswagen 5 bin doları ödeyecek cezadan kurtulacak
Egzoz gazı skandalı yüzünden ABD ile başı dertte olan Alman otomobil devi Volkswagen, son anda ABD’li...

Haberi Oku